Almanya eski başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) lideri Angela Merkel, özellikle Suriyeli mültecilere kapıları açmıştı.
Ancak CDU, şimdi parlamentoya "sınırda geri çevirme" ve "kalma hakkı reddedilenlerin sınır dışı edilmesi" gibi sert önlemler içeren bir yasa tasarısı sundu.
Tasarı, şiddete eğilimli kişilerin ve hatta geçici oturum hakkına sahip olup devlet yardımlarıyla geçinen Suriyelilerin de sınır dışı edilmesini öngörüyor.
CDU Federal Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Jens Spahn, Rûdaw muhabiri Ala Şali’ye verdiği röportajda, Almanya’nın göç politikasını sertleştirmesi gerektiğini savundu.
Merkel hükümetinde Sağlık Bakanı da olan Spahn, "Hayatta bazen net olmak gerekir. Eğer biri şiddete eğilimliyse ve oturum hakkı varsa, sınır dışı edilmelidir. Almanya’yı terk etmelidir" dedi.
Spahn, sınır dışı işlemlerinin hızlandırılması gerektiğini belirterek, "Bu insanlar Almanya sınırlarından en kısa sürede çıkarılmalı" ifadelerini kullandı.
Suriyeli mültecilerle ilgili olarak da Spahn, "Geçici koruma hakkına sahip olup çalışmayan ve devletten sosyal yardım alanlar da Almanya’yı terk etmeli" diye konuştu.
Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Federal Meclis Grubu Başkan Yardımcısı ve parti yönetim kurulu üyesi Jens Spahn ile röportaj şöyle:
Rûdaw: Sayın Jens Spahn, bize bu fırsatı verdirdiğiniz için teşekkür ederiz. Partiniz göç politikasını sertleştirmek istiyor. Beş maddelik planınızın temel amacı nedir?
Jens Spahn: Öncelikle hangi tür göçten bahsettiğimizi netleştirmeliyiz. Biz Almanya’ya nitelikli iş gücü göçünü destekliyoruz. Son yıllarda ülkemize gelen ve topluma uyum sağlayan göçmenlerden memnunuz, onlar Alman toplumunun bir parçası. Yıllardır düzenli bir şekilde çalışıyor, dil öğreniyor ve biz birlikte Almanya’nın geleceğini inşa ediyoruz.
Ancak şu an tartışılan konu düzensiz ve yasadışı göçtür. Bazı insanlar Almanya’ya çok kolay giriş yapıyor ve çoğu genç erkeklerden oluşuyor. Daha ilk günden nasıl ve hangi amaçla olduğunu bilmediğimiz bir şekilde devletin sosyal yardım maaşını almaya başlıyorlar. Bununda da toplum, okullar ve belediyeler üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu görüyoruz.
Bunun yanı sıra güvenlik riski de var. Son olarak Solingen, Mannheim, Magdeburg ve en kötüsü Aschaffenburg’da yaşanan olaylar ortada. Aschaffenburg’da iki yaşındaki bir çocuk bıçaklandı ve öldürüldü. İşte biz bu tür düzensiz göçün önüne geçmek istiyoruz.
Rûdaw: Beş maddelik göç yasa tasarısını parlamentoya sunmak istiyorsunuz. FDP’nin destek vereceği söyleniyor, ancak diğer partiler reddediyor. Öte yandan, aşırı sağcı AfD destek vermeye hazır. Bu sizin için ne kadar önemli?
Jens Spahn: Öncelikle bu beş madde içinde en önemli konu, Almanya sınırlarına gelen düzensiz göçmenlerin hızlıca geri gönderilmesi gerektiğidir. Özellikle suç işlemiş göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve bundan sonrasına yeter denilmesi gerekiyor. Özellikle defalarca sınır dışı kararı verilen suçlu kişilerin Almanya'da serbestçe dolaşanların dosyalarına hızlıca bakılmalı.
İki yaşındaki bir çocuğun bıçaklanarak öldürülmesini hiçbir anne babaya açıklayamazsınız. Bir çocuğu bıçaklayarak öldürenin Almanya’da barınmasını kimse kabul etmez. Bunu izah da edemezsiniz. Bu yüzden bu sorunu net bir şekilde çözmek istiyoruz. SPD, Yeşiller ve FDP’den destek bekliyoruz. Gelin bu sorunu merkez demokratlar olarak birlikte çözelim.
Almanların büyük çoğunluğu, sanırım sadece Almanlar değil, ülkedeki insanların büyük çoğunluğu, zeki olanlar, Almanya için iyi bir gelecek ve özellikle çocukları için güvenlik isteyenler, bu büyük çoğunluk yasadışı göçün sona ermesini istiyor. SPD ve Yeşiller kendilerine şu soruyu sormalı: Parlamentoda çoğunlukla birlikte hareket etmek istiyorlar mı, istemiyorlar mı? Biz bir teklif sunduk çünkü doğru olan bu. SPD, Yeşiller ve FDP'nin desteğini istiyoruz. Sırf bazı çevreler de destek veriyor diye bu yasa tasarısından vazgeçemeyiz.
Rûdaw: Suriye’den gelen göçmenler için planınız nedir?
Jens Spahn: Öncelikle, Esad’ın artık olmaması olumlu bir gelişme. O bir diktatördü, bir zalim ve acımasız biriydi. Hapishanelerde yaşanan işkenceleri düşünün, eşsiz bir acı vardı. İyi ki o artık yok. Ama şimdi asıl soru şu: Suriye halkı ve hükümeti nasıl ilerleyecek? Eğer orada güvenlik ve istikrar sağlanırsa – ki bunu beklememiz gerekecek – o zaman koruma hakkı da sona erer. Özellikle geçici koruma statüsünde olanlar için bu yasal bir durumdur. Yani, ülkelerine geri dönmeleri gerekir ve orada geleceklerini inşa etmelidirler.
Yardım etmek için Suriye'ye dönmek isteyenlere önerim, gönüllü olarak ayrılmalarına izin verilmesi, kolaylık sağlanması ve maddi yardımda bulunulmasıdır. O zaman tabii ki şunu söyleyebiliriz ki, Almanya'daki iş gücüne entegre olabilen, özel becerilere sahip olan, geçimini sağlayabilen kişilere kalma seçeneği sunabiliriz. Bazıları kalma şansına sahip olduğu halde Suriye'ye geri dönmek isteyebilir. İkincil koruma statüsüne sahip olan, işsiz olan ve sosyal yardım alan kişilerin Almanya'yı terk etmesi gerekiyor.
Rûdaw: Anketlere göre partiniz en güçlü parti konumununda ve 23 Şubat’tan sonra Friedrich Merz, Almanya’nın yeni başbakanı olabilir. O, göç politikasını sertleştirmeyi savunuyor. Partinizin göç politikası nedir ve Kürt seçmenler neden size oy vermeli?
Jens Spahn: Öyle görünüyor ki Almanya’daki insanların büyük çoğunluğu, kökenleri ne olursa olsun, aynı şeyleri istiyor: iyi bir iş, iyi bir maaş, çocukları için kaliteli bir eğitim, güvenli bir gelecek, sokaklarda huzur içinde yürüyebilmek ve topluma katkı sağlamak. Zekâ ve çalışma fark yaratır, aile değerleri önemlidir. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) olarak bizim de amacımız budur.
Sanırım pek çok kişi, göçmen geçmişi olsun ya da olmasın, bu değerlere önem veriyor ve biz de bunları sunmak istiyoruz. Göç politikamız konusunda ise şunu söylemeliyim: Berlin’deki Neukölln gibi semtlerde yılbaşı gecesi yaşanan olaylardan sonra oradaki esnaf ve işletme sahipleriyle görüştüm. Göçmen kökenli birçok kişi bana, ‘Sayın Spahn, biz de bu gençlerin böyle huzursuzluk yaratmasını istemiyoruz, şiddete yönelmelerini ya da antisemitik sloganlar atmalarını kabul etmiyoruz’ dediler. Biz bunu herkes gibi istemiyoruz, asıl mesele de bu, birlik olmak. Birlikte, düzenli, akılcı ve barışçıl bir şekilde yaşamak istediklerini söyleyenlerin büyük çoğunluğu, ülkeye kaos, şiddet ve antisemitizm getirenlere karşıdır.
Rûdaw: Yeni yasa tasarınızda, göçmenlerin doğrudan sınırdan geri gönderilmesini talep ediyorsunuz. Bu, yasal olarak mümkün mü ve uygulanabilir mi?
Jens Spahn: Evet, bu uygulanabilir. Federal Polis, sınırlarımızı koruyan kurumdur ve bize yalnızca bir talimat gerektiğini söylüyor. Hukuki açıdan bunun önünde hiçbir engel yok. Örneğin, Avrupa Şampiyonası sırasında altı hafta boyunca bu uygulamayı yaptık. Eğer altı hafta boyunca uygulanabiliyorsa, neden bir yıl boyunca uygulanamasın?
Özellikle de hiçbir ülke – Almanya bile – kapasitesinin ötesinde yükü taşımaya mecbur edilemez. Biz bunu uygulayabilecek durumdayız. Bunu okullarda, kreşlerde, konut piyasasında ve sosyal hizmetlerde net bir şekilde görüyoruz. Avrupa Birliği hukuku da bizden sınırlarımızı tamamen açmamızı talep edemez. Aksine, AB yasalarında da ulusal güvenlik ve kamu yararının öncelikli olduğu açıkça belirtiliyor. Bu nedenle evet, sınırlarımızı koruyabiliriz.
Rûdaw: AfD, yasa tasarınıza destek vermek istiyor. Bazı siyasi uzmanlar bunun size zarar verebileceğini söylüyor. Bundan endişe duymuyor musunuz?
Jens Spahn: Biliyor musunuz, hayatta bazen insanın net olması gerekir. Taktik hesaplar yerine doğru olanı yapmak önemlidir. Oturma izni olduğu halde şiddete başvuranlar ülkeden sınır dışı edilmelidir. Onların Almanya’da kalmasına izin veremeyiz.
Rûdaw: Sayın Spahn, bu röportaj için teşekkür ederiz.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın