Haber Merkezi - İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, Öcalan'ın çağrısı sonrası siyasi partilerle görüşmeye başlayacak olan DEM Parti ile görüşüp görüşmeyeceklerine dair soruya, "Yetkili kurullarımız karar verir" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu partisinin grup toplantısında konuştu.Dervişoğlu, TBMM grup salonuna Edip Akbayram’ın “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” şarkısıyla girdi.
Dervişoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:
“Yerli ve milli ilham kaynakları Kenan Evren ve MGK'dir”
“Yerli sermaye can derdine düşmüş, yabancı sermaye zaten gelmiyor.
Hukuk güvencesinin yerini TMSF keyfiyeti almıştır. Bu çarpıklığın ekonomiye vereceği tahribatı tahmin edemiyor olamazlar. Piyasa ekonomisi, girişim özgürlüğü hepsini rafa kaldırarak, tüm iktidarı saraya çektikleri gibi, tüm kaynakları da saraya çekip, işlerine gelene dağıtmak istiyorlar. Sadece işverenler değil, işçiler de aynı sopayla terbiye edilmeye çalışılmaktadır. İşverenlere nasıl TMSF sopası varsa, İşçiler için de Devlet Denetleme Kurulunun yetkileri devreye girmektedir. Bu yolla da canlarının istediği vakıf, dernek ve en önemlisi sendikalara kayyım atayabileceklerdir. Gaziantep’te olduğu gibi, hali hazırda sendika yöneticilerini keyfi tutuklatabilen iktidar, Sendika yöneticilerine de görevden el çektirilebilecektir. Bu uygulamalar, OHAL bağımlısı iktidarın, hepimize normal diye yutturmaya çalıştığı cunta yetkileridir. Yerli ve Milli ilham kaynakları da, Kenan Evren ve Milli Güvenlik Konseyi'dir.
“Türkiye’de kadının adı siliniyor”
Saray iktidarı Kadınları, yarattığı istibdat kabusunun kurbanına çevirmiştir. Türkiye’de kadının adı, tarihte örneğine rastlanmayacak şekilde yok edilmekte ve silinmektedir. Bir taraftan gündelik şiddet ve cinayetler, bir taraftan ise işsizlik yani ekonomik şiddet! İstanbul Sözleşmesinden bir gecede çıktıklarından beri yüzlerce kadın öldürülmüştür. Sadece 2024 yılında, kaydedilen 394 kadın cinayeti vardır. 2025 yılının ilk ayında 33 kadın cinayeti işlenmiştir. Kadınların yaşamdan silinmesinin göstergesi sadece cinayetler değildir. Yaşarken de hayattan kopartılmaktadırlar. İşsizlik ve mobbing onları yaşarken öldürmenin aracı kılınmıştır. Dünya geneline baktığımızda; kadınlarda istihdam oranı ise yüzde 45 düzeyindedir. Türkiye’de ise halen yüzde 34’ün üzerine çıkamamıştır. 2024 yılı sonu itibariyle İş-Kur’a kayıtlı 2.2 milyon işsizin yarısından fazlası kadınlardır. İktidar, kadınlara, “doğurun” talimatı verirken, “Yaşayın” demeyi aklından geçirmemektedir. 2025 sözde aile yılı ilan edilirken, ailenin diğer yarısı olan kadının hali umurlarında değildir. Kadınlar, erkeklerin aldığı maaşın yarısından azını kazanmaktadırlar. Bu tablo birçok şeyi göstermektedir. Cumhuriyet fikrinden uzaklaşıldıkça, kadınlar da yaşamdan uzaklaştırılmaktadır. Çocuk yaşta evlilikler, halen toplumsal bir trajedidir. Kız çocukları çeşitli mekanizmalarla örgün eğitimden koparılmaktadır.
“Evren mezarından kalksa Erdoğan'la gurur duyardı”
Barış, kardeşlik öyle mi? Halen bedenimizde izlerini taşıdığımız 12 Eylül’ün darbeci ve cuntacıları da bunları söylediler. “Bu darbeyi dirlik ve düzen için yaptık, “kardeş kavgasına son vermek için” dediler. Cemse cemse sokaklardan topladıkları insanları dört bir yanda kurdukları işkence fabrikalarında öğütürken, “İşte bu anayasa dediler” anarşi ve terörü ortadan kaldıracak! Kenan evren şimdi kalksa mezarından, yetiştirdiği bu en büyük eseriyle gurur duyardı. Recep Tayyip Erdoğan! Tam onun arzu ettiği gibi bir dikta rejimi kurdu. Üstelik bunu apoletle de değil, kravatla gerçekleştirdi. Öyle ki artık, nereden ve nasıl aldığını kendisinin de bilmediği başkomutan sıfatıyla konuşuyor. Muhalefet partilerini tehdit ediyor. Bu arada aynı onlar gibi barış ve demokrasi getiriyor Türkiye’ye. Ve artık onların 12 Eylül’le kurumsallaştırdığı vesayetten, Kendisine devşirdikleri de yetmiyor.
DEM Parti ile görüşme açıklaması
Grup toplantısının çıkışınsa gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, DEM heyetinin ilk meclis turunda heyete randevu vermediklerini hatırlattı. Dervişoğlu yeni bir talebe ilişkin ise "Yetkili kurullarımız karar verir" dedi.
Öcalan’ın çağrısına ilişkin ise Dervişoğlu “Binlerce kişinin katilinin hangi sözüne inanmamızı bekliyorlar ki bizim. Bunu hem o sözün sahibine hem de ona bu sözleri söyletenlere ifade etmeli” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın